Adı Joseph… Kilise korosunda şarkı söyleyen, dini inançları kuvvetli, son derece çalışkan ve güleryüzlü bir Nijeryalı genç. Onu diğer satıcılardan ayıran özelliği ise müşterileri ile birebir ilişki kurması, dükkanına gelmelerini beklemeden onları evlerinde ziyaret etmesi, her ziyaretinde onlara yeni ağaç oyma çalışmalarından örnekler göstermesi. Sabahın erken saatlerinde başlar ziyaretlerine, herkese haftanın belirli gün ve saatlerini ayırmıştır, ama o anda uygun değilseniz asla sizi rahatsız etmez. Mesela bizim siteye her hafta çarşamba akşamları gelir, kapıdan telefon eder, müsaitsek gelip sırayla beni ve diğer Türk arkadaşım İlker’i, sonra da sitedeki diğer İsrailli arkadaşlarını ziyaret eder. Müşterileri ile kurduğu sıcak ilişki sayesinde artık onları birer müşteri gibi değil birer arkadaşı olarak görmekte ve karşılığında da onlardan arkadaşça yaklaşım bulmaktadır. Müşterilerinin doğumgünlerini, ne zaman tatile çıkacaklarını, ülkelerine gidecekleri ve dönecekleri tarihleri, varsa önemli sorunlarını (mesela bir önceki hafta hastaysanız, bir sonraki gelişinde kendi elleriyle hazırladığı ufak bir geçmiş olsun hediyesi ile gelir), ne iş yaptıklarını vs. bilir, herkese bu bilgiler ışığında ayrı yaklaşım gösterir. Örneğin geçen Türkiye’ye gelişim öncesinde, benim için çok değerli olduğunu bildiği kişi için Nijerya’nın üç büyük kabilesi Yoruba, Hausa ve Igbo’ları temsilen, değerli olarak bilinen “ebony” ağacından üç adet siyah renkte maskeyi hediye olarak hazırlamış ve beni çok şaşırtmıştı. Bu maskelerin özel bir de anlamı varmış…Yoruba dilinde “Wa”, Hausa dilinde “Zo” ve Igbo dilinde “Bia”, “gel” anlamına geliyormuş ve bu “WaZoBia” üçlüsü bu sıraya göre evin bir köşesine konursa “gel birlikte yemek yiyelim, birşeyler içelim, hayatı paylaşalım, dostluk edelim ve kardeş olalım” gibi anlamlara geliyormuş. Ben de bunun üzerine Mevlana’nın “ne olursan ol gel” felsefesinden biraz kendisine bahsettiğimi hatırlıyorum. Gözü her zaman değişik bir ışıkla parıldayan, çalışkanlığı, iyiliği, samimiyeti ve arkadaşlığı ile hepimizin takdirini kazanan Joseph’in bana o gece “ben hiçbir zaman esas olarak para peşinde olmadım. Peşinde olduğum şey arkadaşlık ve güzel ilişkiler kurabilmek…” - ki böyle bir yaklaşım, sadece menfaate dayalı ilişkilere çokça rastlayabileceğiniz Nijerya’da epey değişik kaçıyor - dediğini de hatırlıyorum. Ben de ona “şen böyle düşündükçe ve davrandıkça başarı ve para nasıl olsa gelecektir Joseph” diye karşılık vermiştim.

Hayatın hep dostlukla dolu ve ışıltılı, yolun açık, kazancın bol olsun Joseph…
Hayata iyi bakın
Blueman
27.08.2001
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder